AŞK İÇİN ON İKİ RUBAİ

2018-04-14 01:10:00

  I Biz nasıl örmüştük bizi sanki kız saçı Bakışımsızdık ben dar, sen dik açı Sen benim gölgemde yaşardın ama Acırdın, doyururdun ara sıra bu ezeli açı   II Hesapsız kitapsız yürümeli insan yolu, delice İçinde kıyametler kopsa da bakma, aşk tek hece Sen kasırgaydın kasığımda, tinimde tenimde yara Seni yollamamalıydım ona, öldürmeliydim o gece   III El etmekle kalmadık birbirimize bir acıdan bir acıya Avladık birbirimizi minnet etmedik hiçbir avcıya Gözlerin eşsiz bir düş ülkesi, sürgün ettin beni Yargıladın, gerek bırakmadın ne yargıca ne savcıya   IV Aşkın ateşinde kızdırılıp ayrılığın örsünde dövülmüş Dövülmüş bir kalp bu, çelikten sanıp övülmüş Kasaba panayırlarına sürgün içine ağlayan soytarı Hem oğlanlarca hem kızlarca arkasından sövülmüş   V Nisan akşamlarında buluşurduk senle ben Loş avlusunda gecenin, doyar mı sana bu ten İçimizde bahar yelleri, gözlerimizde yakamoz Gelecek, bir soruydu olur olmaz aklımızdan geçen                                                                                                            VI Zaman azalıyor dedi, aşkı inleyen ney Dur durak bilm... Devamı

ASIM BEZİRCİ’YE AĞIT

2018-04-14 01:02:00

    Ağlaya ağlaya ettim sabahı gözyaşım sel oldu coştu Da veremedim ah Asım Bezirci’ye bir yudum su   Asım Abi canım benim kanımda hiç sönmeyen yangın   Durur orda güzel durur orda esmer durur orda karınca Su içmeye eğilir de kurur pınar, kurur ırmak, kurur onca   Asım Abi canım benim kanımda hiç sönmeyen yangın   Yolcuydu Asım Abi en ücra patikalarında dünyanın Asla bükülmezdi ödünsüz duruşu vardı gök kayanın   Asım Abi canım benim kanımda hiç sönmeyen yangın   Matarasında taşırdı şiirle öyküyü yol boyunca Ah çekti inledi dağlar, koyaklar, ırmaklar duyunca   Asım Abi canım benim kanımda hiç sönmeyen yangın   Gözdü Asım Abi bütün kütüphanelerinde İstanbul’un En çalışkan öğrencisiydi Asım Bezirci adlı okulun   Asım Abi canım benim kanımda hiç sönmeyen yangın   Vururdu kazmayı acımazdı en eski kitapların yüreğine Dolamıştı, acımamıştı güzel ve ince sözün saçını bileğine   Asım Abi canım benim kanımda hiç sönmeyen yangın   Gülüştü o konuştu o sevişti o bitmez bir ipti bilim, iğinde Ölümsüz bir pusula artık o kanayan yüreklerin derinliğinde   Asım Abi canım benim kanımda hiç sönmeyen yangın   Öldü gitti ne gerçeklikten verdi ödün insan sevgisinden ne de Örümcekti o ördü de ağını en sert acılardan, hep gülümsedi yine de   Asım Abi canım benim kanımda hiç sönmeyen yangın   Oya gibi işlerdi yazıyı en ince ipek patiskalarda Karıncayla ağustos böceği birleşmişti, ö... Devamı

TANRIYLA BEN

2018-04-14 00:52:00

  İstediğim kadar bağırayım, çıkmıyor artık sesim. Eskidi artık benim için gün, hafta, ay, mevsim   Çıt dedi kırıldı içimde bir şey anladım dönüşü yok Ben yaşarken dönüyordu dünya ölünce duracak   Yoruldum aynalardan, yoruldu aynalar benden Yıllar yılı ne aradım bu sığ ve çiğ aynalarda ben Ezileni büzüleni gördüm de bir tanrı görmedim aynada Ne de kendimi çekip bir dara sığındım mutlak vara   Ben evrenin karanlık sokaklarında düşe kalka Belki yakalanmam diye zamana yürüdüm arka arka   Düş içinde düş kurdum yongalarından gerçeğin Koca ömür aradım deliklerinde, bir mut bulamadım eleğin   İnce ince yonttum kendimi, diktim sevgilinin karşısına Tanımadı beni, yılmadım elbet, yollandım Çıfıt çarşısına   Bir tanrıya rastlasaydım ne iyiydi dökerdim içimi bir güzel Yoklaya yoklaya karanlığın duvarlarını ederdik birbirimize el   Ne derdik bilmem biz iki dilsiz susardık şundan bundan Var’la Yok birleşince oluşan nedir başka bundan                                                                                              19 Ocak 2018 (Avrupa Konutları 1)                                   &nb... Devamı

KANAYAN AŞKA GAZEL

2018-04-14 00:47:00

  Eğilip öptüm kendimi, en eski düşlerimi çiçekledim Bir kıvılcım, biraz buğu, bir aşka ne coşkular ekledim   Her aşktan kan sızar elbet hem önünde hem sonunda Ah! Ben yıllarca bir mermerin canlanmasını bekledim   Binlerce aşk şiiri yazdım, harfler uçup gitti acımadan Katılaşmış umarsız kalbime yavru sığırcıklar denkledim   Devrimi mevrimi unutmuştum seni tanıyınca anımsadım Terk edilenler sendikasını kanlı grevlere sürükledim   Yangın çıkar yüreklerde devrimler dönüşür karşı devrime Bu ne güzellik ey tanrılar görür görmez panikledim   Bir aşkta dil ne çok şeydir, kimince dişinle denersin Pırıl pırıl bir jiletle seni kılcal damarlarıma yükledim   Niye yazdın gazel ey yanlış Muammer? “Ateşe vermek için.” Nice aşkları cehennem cehennem yaşadım da seni tekledim Devamı

KAN SIZDIRAN BİR ŞİİR

2018-04-14 00:42:00

  Her dizede bir şair asılıydı, mor bekçilerle çıktık kıyama, Sözün mağarasında sevişen yaralı geyikler kumraldır ama Tarih bir örümcek ağıdır, suçlu suçsuz kurumuş cesetler Umutlar ki yoksul alınları gibi safran sarısı ve çatlak Aşk diyemedim, sevinç diyemedim, ah diyemedim ekmek Her dizede bir şair asılıydı, mor bekçilerle çıktık kıyama   Hiçbir şey yok mu dairenin dışında, daire bile Bir çift kumru geldi dile yârin yorgun balkonunda Gitmesin boşa em sütünü şu kösnük gecenin Hey hey! Olmayan bir pencereden taş mı gelir Tarihten kopmuş bir caminin gözlerinden yaş mı gelir Hiçbir şey yok mu dairenin dışında, daire bile   Sevgilim, kanatlar kin tutmaz çırpar çırpar senden yana Sesler kadim bir kavmin sesleri dağlar yıldızlar aşıp Deli, sıcak kan göllerde durmayıp taşıp Gelip bu hiç öpülmemiş yürekte eğleşmez mi Kirli puslu kentlerde ömür biter yaram durmaz kanar da Sevgilim, kanatlar kin tutmaz çırpar çırpar senden yana   Başlayınca öpüşmeye elma çiçeğiyle arı Kapattı penceresini kış, indirdi perdeyi dolunay Ve içimin yolaklarına indi geniş göğüslü Pan köpürerek Yaydı sürüsünü, gitti sevişmeye tanrıçalarla tek tek İnsanın anlatamayacağı büyük aşklar gömülüyor en derine Başlayınca öpüşmeye elma çiçeğiyle arı   Tüyleri yolunmuş bir geceydi, kan sızıyordu penceresinden                                       &nb... Devamı